15 Aralık 2014 Pazartesi

Kızıma, kocaman kapüşonlu bir kaban diktim :)




Küçük kızıma kaban diktim. Bu benim ilk büyük projem diyebilirim; astarlama , kapaklı cep hep gözümde büyüttüğüm, yok yaa yapamam dediğim işlerdi. Kararttım gözümü diktim, ilk olduğu için küçük kusurları var ama kızım çoooook beğendi. 
Büyük kızım " anne benim başım kel mi? " deyince , nasıl kıyarım ona da dikeceğim. 
Fotoğraflar için üzgünüm, hava çok kapalıydı, sabah erken alelacele çekince böyle oldu.
Kalıp manto kalıbıydı, kısa çalıştım. Burda 2013/10  125 nolu kalıbı kullandım, çok az değişiklik yaptım. 
Bu çalışmamla Fatma Hanım'ın düzenlediği  "Kış dönemi serbest dikiş etkinliğine" katılmak istiyorum. Burada etkinlik açıklaması var.
Güzel kızımın, güle giyinmesini diliyorum:)
Mutlu haftalar olsun:)

8 Aralık 2014 Pazartesi

Köpekcik, kedicik anahtarlıklar



Mutlu haftalar olsun :)

Bu şapşikleri kızlara bluz dikmiştim, artan parçalardan diktim. Sadece iki tane değil pek çok diktim, onlar bu gün sahiplerini buldu. Güle güle kullansınlar :)
Kokoş köpecik ve camdan bakan meraklı kedicik , el dikişiyle diktim, içlerine elyaf doldurdum.
Şans getirsinler sahiplerine, sağlıcakla :)

3 Aralık 2014 Çarşamba

Kadife ceket





Kızıma diktim, gönderdim.
Umarım beğenerek , keyifle giyer :)
Benim ki cahil cesareti, o kadar çok dikiş bilgim yok ceket dikmeye kalkıştım. Astar dikmedim, biraz çekindim; ancak yılmadım bir daha ki projemde astar ve detaylı cep çalışması yapacağım.
Kalıbı Burda dergisinden çıkardım, düğmeleri çarşıya gitmeye üşendiğimden evde kaplama yaptım.
Oyy kuzumm sağlıcakla giyinsin :)

20 Kasım 2014 Perşembe

Unsuz, yağsız, tatlı atıştırmalık


Geçenlerde çok sevdiğim arkadaşlarım Heyyfi ve Bülbülünyeri ile Kızılay'da buluşup hasret giderdik, sohbetler ettik. Laf arasında Heyyfim bu atıştırmalıktan bahsetti, bir blogda görmüş ama ben ismini unuttum. (Öğrendiğimde linkini yazarım).
Çok beğenmiş öyle güzel anlattı ki... Ölçü vermedi göz kararı yapıyorum dedi. Ben de bir şey yapmıştım, yumurta akı artınca hah denemeliyim dedim.
Malzemeler:

  • 1 yumurta akı
  • 1 kaşık dolusu ince çekilmiş ceviz, ya da fındık, ya da badem, ya da ne isterseniz
  • 1 küçük çay bardağı hindistan cevizi rendesi
  • 1 kaşık şeker ( tatlı ya da yemek kaşığı tercihe bağlı) Hatta şeker yerine çok ince doğranmış kuru meyve kullanılabilir. 
Yapılışı:
  • Yumurta akını çatalla çırptım,  tüm malzemeleri kattım. Elimi ıslatıp çok bastırmadan fındıktan büyük toplar yapıp, yağlı kağıt serdiğim tepsiye dizdim. Kaşıkla da koyabilirsiniz. 180 derecede hafif pembeleşene değin pişirmek lazımmış, benim ki biraz fazla pişti. 
Teşekkürler Heyyfim :))
Taşsın dökülmesin, ardı kesilmesin, hepimize yarasın :)

12 Kasım 2014 Çarşamba

Mavi çiçekli gömlek





Nasıl özledim bloglamayı öyle böyle değil. Ruhumla bedenimin trafiğini denkleştiremiyorum ki...
Neyse kaldığım yerden devam, vira bismillah...
Bu aralar kendimi dikişe verdim, kursa falan da gitmiyorum. En iyi öğretmen, denemek , yanılmak, hatalardan ders almak deyip bir yol tutturdum gidiyorum. Bir de evimin yakınında dikiş kursu yok. Trafikte zaman geçirmek, duraklarda beklemek gözümde büyüyor, böylesi iyi diyorum.
Bu bluzu küçümenime diktim ama sevgili okuyucum aramızda kalsın (ne de olsa onca senelik samimiyetimiz var) yaka patında bir hata yaptım. Alladım , pulladım durumu kurtardım. Bu yakayı ilk kez çalışmama rağmen kirpiye yavrusu kuzgun görünürmüş misali ben beğendim, kuzumda beğendi. Daha ne olsun.
Kızımın isteği üzerine yakasına ve koluna ilik düğme çalışmadım, koluna içten bant dikip kıvrılan kolu tutmasını sağladım.
Kolda böyle bant çalışacaksanız kolun dikişlerini dikmeden yapmanızı öneririm.
Kalıp olarak seneler önce gazeteden biriktirdiğim Ayla Soner kalıbını kullandım ama omuzda ve kolda düzenlemeler yaptım. Dikine gögüs pensi uyguladım.
Güzel kızımın güle güle giymesini diliyorum :)

1 Ekim 2014 Çarşamba

Mürdüm eriği reçeli, hemde en hızlısından :)


Hoşgeldin Ekim , müjdeler getir emi :)
Mürdüm eriği bitti bitecek ama ne yapayım , o kadar koşuşturmalı bir yaz yaşadım ki ancak yayınlayabiliyorum.
Benim eriklerim ekşi çıktı , o yüzden birebir şeker kullandım. Bir de bu hızlı reçel yapma işini çok seviyorum, kıvamı tam istediğim gibi oluyor.
Malzemeler:

  • 1 kg sert mürdüm eriği
  • 1 kg toz şeker
  • 1  çay bardağı su
  • 1 kaşık limon suyu
Yapılışı:
  • Erikleri yıkayıp, çekirdeklerini ayıkladım, dörde böldüm. Kabuklarını soymuyorum, çünkü bu güzel rengi kabuğundan alıyor.
  • Bir tencereye 1 çay bardağı su, erikler ve şekeri koydum.
  • En küçük ocakta, altını kısıp ara ara tencereyi sallayarak şeker eriyene değin pişirdim. Kaşıkla karıştırmadan pişirdim ki kabuklar dağılmasın.
  • Şeker erir erimez büyük ocağa alıp, altını harlı açıp tam 12 dakika kaynattım. Ara ara köpüklerini aldım. 
  • Limon suyunu sıkıp 1 dakika daha kaynatıp altını kapattım. 
Taşsın dökülmesin, ardı kesilmesin, hepimize yarasın :)

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Geldim geldim, zaten hiç gitmedim ki...


Evde tesisat patladı, uğrayamadım buralara. Şimdi işleri biraz kolayladım, güncellerim artık blogcanımı ...
Sevgiler :)))

24 Temmuz 2014 Perşembe

Elbise diktim


Seneler önce eşimin işi nedeniyle Batman'da bir kaç yıl geçirmiştik. Parça kumaşçılar vardı bu kumaşı çok ucuza oradan almıştım; ince tiril tiril bir kumaş. O kadar çok şey diktim ki bu son kalan parçasından bir yazlık elbise çıkardım. Kumaş iyi güzel de bir kusuru var esniyor, yıkanınca toplanıyor. Yani şöyle söyleyim yakasına kol evine biye geçirirken bile esnedi .Ben de yakasını makina lastiğiyle büzdürdüm. Amaan evde pek rahat ama. Zaten başka seçenekde yok, dışarıda giyilebilecek gibi değil.
Şu bloglama işi iyide fotoğraf işi sıkıntı. İnsanı böyle kendi kendine yeni ergenler gibi ayna karşısında fotoğraf çektirtiyor.
Güle güle giymem dileğiyle :)

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Süt reçeliyle boool çikolatalı dondurma


"Hayatınızda yiyebileceğiniz en iyi çikolatalı dondurma" diyor cafefernando (tık)  ee haklı ama, iliklerinize kadar çikolatayı hissediyorsunuz. Tarife harfiyen uydum, sonuç on numero beş yıldız :))
Malzemeler:

  • 400 gr süt reçeli ( tık)
  • 180 gr 3/4 bardak yağlı süt
  • 3/4 bardak 175 gr krema
  • 1/4 bardak 25 gr kakao
  • 170 gr bitter çikolata ( yüzde yetmişlik)
  • 1/2 çay kaşığı granül kahve
  • Bir çimdik tuz
  • 5 çay kaşığı 12 gr mısır nişastası
  • 2 yemek kaşığı soğuk su
Yapılışı:
  • Bir kapta süt reçeli, krema ve sütü çırpıcıyla karıştırarak  kaynama noktasına gelene kadar bekledim.
  • Altını kapatıp çikolata parçalarını , kakaoyu, kahveyi katıp çikolata eriyene kadar karıştırdım.
  • Bir kapta su ve mısır nişastasını karıştırıp, esas karışıma ekledim.
  • Hepsini sürekli karıştırarak, tencerenin dibini tutturmadan 8-10 dakika orta harlı ateşte, koyu bir puding kıvamında pişirdim. 
  • Karışımı bir borcama boşaltıp oda sıcaklığına gelene değin bekledim. Üzerini streç film kaplayıp dondurucuya attım. Üstü kabuk bağlıyor, ertesi gün tekrar karıştırdım. Tam dondurmanın üzerine streç serdim, bir de kabın üzerine serdim. 8 saat beklettim. Asla taş gibi donmayan , kadife gibi bir dondurma oldu. 
1 hafta bekliyormuş , bizde beklemedi o yüzden bilemeyeceğim. Bu kadar emeği bir kenara atayım, kullandığım  malzemenin ederi bile hazır dondurmalardan daha fazla tuttu. Şimdi düşünmekteyim dışarda satılanlar nasıl bu kadar ucuza geliyor diye , üstelik bunun içinde salep yok. Salebin kilosunun da 300 liraya yakın olduğunu hesap edersek , ben işin içinden çıkamadım. E benden bu kadar gerisini de siz düşünün :)
Şimdilerde salepli dondurma yapma fikri ışıldıyor kafamda , du bakali ne olcek ...
Taşsın dökülmesin, ardı kesilmesin, hepimize yarasın. 
Tüüüüüüm çocukların huzurla dondurma yiyebileceği bir dünya olsa ne güzel olurdu....