14 Ocak 2012 Cumartesi

"SİZİN EĞİTİM SİSTEMİNİZDE MİLLİ RUH YOK"


 
Dönemin Başbakanı  Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır: Japon eğitim uzmanları gelmiş ve ülkemizin eğitim sistemini incelemiş,  Özal'ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişlerdi:
“Sizin eğitim sisteminizde milli ruh yok!”


Turgut Özal'ın “Nasıl?” sorusu üzerine şunu anlatmışlardı:
“Biz Japonya'da okula başlayacak çocuklarımıza milli ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir ülkemizin gücünü gösteririz. Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazaki'ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir deriz ki: Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için çalışmazsanız sonunuz böyle olur.”

Bürokratlardan biri atılır: “Ama bizim Hiroşima'mız yok ki!”
Japon uzmanın cevabı tokat gibidir:
“Sizin Çanakkale'niz on Hiroşima eder! 

Oysa biz ne yapıyoruz, milli olan ne varsa kavga ediyoruz, yok saymaya çalışıyoruz.
Önce 23 Nisan'ı sadece çocuk bayramına indirgedik, milli eğemenlik kısmını yok saydık. Tüm okullarda kutlanırken sadece ilk kısımlar kutlamaya başladı.
19 Mayıs'ı sadece gençlik bayramına indirgedik, Atamızın Samsun'a çıkışını milli direnişin başlamasının miladı oluşunu yok saydık. İlk okullar değil liseler kutlamaya başladı.Şimdi o da yok mu sayılacak?
30 Ağustos ile kavga etmeye başladık biz artık sivilleşelim, bırakalım asker bayramlarını sözlerini duymaya başladık.
29 Ekim depreme kurban gitti, bu sene bilmem ne olur. Oysa Marmara depreminde bile kutlama yapmıştık.
10 Kasımlar'da ne yapacağımızı bilemedik, analım mı, yas mı tutalım? Bazı sarsak spikerlerin kutlu olsun demelerine şahit olduk.
Andımız sessiz sedasız kayboldu. Bazılarına zor geliyormuş.Neymiş Atatürk kaleme almamışmıymış. Oysa ben şöyle ağzımı doldura doldura "Ne mutlu Türk'üm diyene" demeye bayılıyorum, göğsüm kabarıyor.
Sırada ne var bilmiyorum. Sadece korkuyorum...

16 yorum:

  1. Yakında hiçbir milli bayramımız kalmayacak zaten. Ama en acısı ne biliyormusun? Bazı kimseler hiç birşeyin farkında değil, bazı kimseler de farkında olsalar bile umurlarında değil.
    Sevgiler canımcım.

    YanıtlaSil
  2. Canımcım milli özelliklerimizi çoluğumuza çocuğumuza biz anlatacağız artık...

    YanıtlaSil
  3. Tarikatlar idare ediyor bizi
    Daha neler olacak biliyoruz sira ile yapiyorlar Ataturkcuyum olunceye kadar oyle olacak

    YanıtlaSil
  4. İyi ki yazmışsın,içimiz acıyor...

    YanıtlaSil
  5. Gönlüne sağlık canım benim,çok çok beğendim ,kaleme aldığın duygularını
    da eklediğin yazına bayıldım:))
    Senin facebook ile paylaşımını sayfanda göremedim,iznin olursa senin link'in ile birlikte facede paylaşmak istiyorum:)
    zaman zaman konu ile ilgili gördüğüm ve duyduğum şeylerden endişelensemde,senin gibi bizim gibi sağ duyu sahibi,yürekten ve dolu dolu ağız ile Ne Mutlu Türk 'üm diyebilen insanlarımız olduğu sürece bize hiç bir şey olmayacaktır.
    Huzurlu ve mutlu hafta sonları dilerim.öperim seni...

    YanıtlaSil
  6. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!!

    YanıtlaSil
  7. Mutfakistan, her zaman Atamızın izindeyiz.

    Çiğdem, "sussam gönül razı değil, söylesem kelimeler kifayetsiz"...

    İnci facebok hesabım yok, paylaşabilirsin.

    Datlım, biz ulus devletiz. Hangi kökenden olursak olalım, ortak paydalarımız var ve olmalı...

    YanıtlaSil
  8. sahiden de en iyisi ne mutlu Türküm diyene demek

    bizler ve çocuklarımız unutmasın
    biz hep hatırlatalım

    YanıtlaSil
  9. "Sussam gönül razı değil; söylesem..."
    Zor, gerçekten çok zor zamanlardan geçiyoruz. Sadece söyleme zamanı bitti, şimdi el ele tutuşup bir şeyler yapma zamanı geldi kapıya dayandı... Başaramazsak yazık olur güzel ülkemize...
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  10. Kaç yıl önceydi hatırlamıyorum. Galiba 2008 yılıydı. İnegöl’deki 19 Mayıs gösterisinde stattaki oyuncu öküz (muhtemelen Elif’in Kağnısının öküzünü oynuyordu) seslerden ürküp öğrencilerin arasına dalıp ortalığı birbirine katmıştı. Üç kız hastaneye kaldırılmıştı.
    Öküz işte. Nereden bilecek ne kadar ulvi bir rolde olduğunu...

    O yıl yazmıştım. Bu gösterileri artık kaldırmamız lazım diye... Derslerden kaytarmak dışında hiç bir olumlu tarafı olmayan ki bu da olumlu bir şey midir tartışılır- yağmur altında güneş altında, spor değil gençlik değil, anma desen o da değil.. bir acayip faşist tapınma müsamereleri bitsin. Onun yerine madem spor bayramı- spor müsabakaları yapılsın, memlekette sporcu yetişsin, ülke spor yapma şevk ve imkanına kavuşsun, hep beraber gençliğin tadını çıkaralım demiştim...

    Dördüncü sayfadan itiraz gelmişti. “Hayır tam tersine stat gösterilerinin devam etmesi lazım. Annem de gururla çıkıyordu stada, ben de gururla çıktım, kızım da çıktı, torunum da çıkacak!” diye...
    Heyhat! Bu gururu sülalecek yaşabilmek için bundan sonra torunlarıyla beraber yeniden Ankara’ya taşınması gerekecek. Zira benim dediğim oldu. Kuzey Korecilik oynamayacağız artık.
    Bu arada ah keşke Ankara değil de İzmir muaf tutulsaydı demeden duramıyorum.

    ***

    Sosyal medya iki gündür isyan halinde. 19 Mayıs stat gösterilerinin iptal edilmesini “yıkım, felaket, kıyamet” olarak görüyor gençliğin bir kısmı. Tamam, son kale de zapt edildi, artık ülke tamamen düşman işgalinde, öldük, bittik, yandık, kül olduk... Savaş kaybedildi...

    Eminim sinirinden gözyaşı döken de olmuştur. Açıkçası şaşkınlık içindeyim. Gençlik daha iyi eğitim verilmediği için değil... Dünyada kapışılan öğrenciler olmadıkları için değil... Liseler, üniversiteler özgür eğitim ve araştırmanın yeri olmadığı için değil... Okullarında spor namına mesela yüzme havuzları olmadığı için değil... Test manyağı yapıldıkları için değil... Suratsız okullarda okudukları için değil... Dünyanın ilk 500 üniversitesine bile giren üniversiteleri olmadığı için değil... Adam gibi yurtları olmadığı için değil... Mezun olunca iş bulmakta zorlandıkları için değil...
    19 Mayıs kulelerini, rap rap yürümeleri yapamadıkları için isyan haldeler!... O tuhaf jarse kıyafetleri giyemeyecekleri için isyan ediyorlar... Statta öküzlerle itişip kakışamadıkları için isyandalar...
    Vay canına diyorsun. Gençliğe ne istemesi gerektiği ciddi olarak unutturulmuş.
    Bu ne büyük bir başarı!

    Vatan

    YanıtlaSil
  11. Mavianne biz öğretmezsek kim öğretecek.

    Aysema açıkçası umutsuzum.


    Adsız bizde kraldan çok kralcılar var. Gösteriler kaldırılmasın ama şekle yönelik değil içeriği de zengin olsun. Gönül isterki, spordaki, sanattaki, bilimdeki ,teknolojideki başrılarımızı bayramların coşkusuyla birleştip kutlayalım. Doğru dürüst yapamayanların suçunu niye biz ödüyoruz, bu hale getirenler utansın, kaldırıldığına üzüldüğüm için benim suçum ne?
    Ona bakarsanız dini bayramlarda okulu işi kaynatma tatilleri haline geldi.Kaç kişi anasının babasının elini öpmeye gidiyor. Kestiğimiz kurbanları bile yetiştiremez olduk. Keşke herşeyin suyunu çıkarmadan yaşatmayı başarabilsek.

    YanıtlaSil
  12. elifciğim harika bir paylaşım olmuş bence de bundan ders almalıyız. diyeceğim ama nerde turgut özal öleli ne zaman oldu kaç cumhurbaşkanı geçti

    YanıtlaSil
  13. Elif'cim, Atatürk Samsun'a çıkmasaydı, sen Eleni ben de Zeleni olurduk. Tüm şehitlerimizden, gazilerimizden, bu vatan için, bağımsızlığımız için canını hiçe sayanlardan Allah binlerce kez razı olsun. Allah gani gani rahmet eylesin.

    YanıtlaSil
  14. Elif'cim biz ders mers almayız canım, gökten başımıza bir şey yağmasını bekliyoruz.

    Ahu'cum sanırsın Atam Fatih'ten yada Kanuni'den sonra Samsun'a çıktı. Bazı gizli Dimitriler öyle sanıyor.

    YanıtlaSil
  15. Tüylerim diken diken oldu.
    "İtina ile Milli Ruh yok edilir!!"

    YanıtlaSil
  16. İçimden Geldiği Gibi çok doğru ve net bir tespit...

    YanıtlaSil

Yorumlarınız için teşekkür ederim :)